Yansıma ve Emme Nedir? Yansıma Çeşitleri Hakkında Bilgi

Yansima-ve-Emme-Nedir-Yansima-Cesitleri-Hakkinda-Bilgi

Işık, bir yüzeyden geri sıçrıyorsa yansıtılmıştır. Emme, ışığın bir yüzeye çarptığında sıcaklığa ya da başka bir enerji biçimine dönmesiyle olur. İyi bir ayna yüzeyine çarpan ışığın % 98’ini yansıtır. Ayna kalan ışık enerjisini emer ve yüzeyini biraz ısıtan ısı enerjisine dönüştürür. Donuk, siyah renkli bir nesne, üstüne düşen bütün ışığı emer. Işık enerjisinin büyük bölümü ısıya dönüşür ve çok az bir miktarı yansır. Duvarları isle kaplı, derin bir mağara kusursuz bir emici olurdu: Mağaraya giren ışığın neredeyse hiçbir bölümü bir daha dışarı çıkamazdı.

Güneş, yıldızlar ve lambalar görülebilirdirler çünkü sıcaktırlar ve ışık üretirler. Daha birçok nesne görülebilirdir çünkü üstlerine düşen ışığın bir bölümünü yansıtırlar. Beyaz yüzeyler, koyu yüzeylere oranla ışığı daha iyi yansıtırlar. Pürüzsüz ve cilalanmış yüzeyler en iyi yansıtıcılardır. Pürüzlü yüzeyler yansıtma konusunda en kötüsüdür çünkü ışık ışınlarını bütün yönlere yayarlar ve ışığın bir bölümü de yüzeydeki ufak oyuklar tarafından emilir.

aynalar-isigin-kirilmasi

aynalar-isigin-kirilmasi

AYNALAR

Eski aynalar, genelde bakır ya da pirinçten yapılan, cilalanmış metalden üretilirdi. Bu aynalarda net bir görüntü görmek zordu, çünkü kusursuz derecede düz değillerdi ve üstlerine düşen ışığın çoğunu emiyorlardı. Modern aynalar, arkalarında ince, yansıtıcı gümüş ya da alüminyum bir kaplama bulunan, düz cam levhalardan yapılıyor. Cam, kaplamayı koruyup kusursuz düzgünlüğü garantiliyor.

Düz bir aynaya çarpan ışık ışını, bir duvara çarptığında top gibi davranır: Işık, çarptığı açının aynısıyla sıçrar. Gelen ışına “doğal ışın” denir. Bu yüzeyden 90 derecelik bir açıyla çıktığı varsayılan hayali bir çizgiyle ölçülür. Dışarı çıkan ışına “yansıtılan ışın” denir. Aynayı terk eden açı yine aynı şekilde ölçülür ve “yansıma açısı” olarak adlandırılır.

YANSITILAN GÖRÜNTÜLER

Aynalar önlerine yerleştirilmiş nesnelerin görüntülerini yansıtırlar. Düz olan yassı aynalar, yansıttıkları objelerin bozulmamış görüntülerini oluştururlar. Bir insan aynaya baktığında kendi görüntüsünü görür. Kişi önde olduğundan görüntü aynanın arkasındaymış gibi gözükür. Beyin, ışınları düz çizgiler halinde hareket ediyormuş gibi algılar ve ışınların geldiği yerde görüntü görür.

isigin-kirilmasi-yansimasi

isigin-kirilmasi-yansimasi

TAM DÂHİLİ YANSIMA

Yansıma, hava ve cam gibi saydam maddelerin yüzeylerinin arasında da gerçekleşebilir. Pencerelerin çevresindeki görüntüleri yansıtmasının nedeni de budur. Bu tür yansıma yalnızca yüzeye yakın açıdan geçen ışınlara özgüdür. Bir yüzme havuzunun yüzeyini düşünün. Sualtındaki bir cisimden çıkan ışık dik açıyla ya da O derecelik geliş açısıyla yüzeye çarptığında yönünü değiştirmeden yoluna devam eder. Eğer bir ışın yüzeyin alt kısmına 45 derecelik bir açıyla çarparsa, havaya çıktığında yüzeye yalnızca 20 derecelik bir açı yapar. Bunun nedeni optikle ilgili bir etki olan kırılmanın, ışını yüzeye yakın bir şekilde bükmesidir. Eğer bir ışık ışını yüzeye 49 derecelik bir geliş açısıyla ya da 41 derece ile çarparsa, kırılma onu o kadar büker ki ışın havaya ulaşamaz. 41 derecelik açıdan daha düşük açılarla yüzeye çarpan ışınlar havaya ulaşamaz. Bunun yerine, yüzeyin aşağısına doğru yansırlar. Sudan havaya geçen ışık için kritik açı 41,1 derecedir. Tam dâhili yansımanın önemli bir özelliği de yansıtıcı yüzey tarafından hemen hemen hiçbir ışığın emilmemesidir. Optik lifler, optik cam elyafları aracılığıyla ışığı uzaklara taşımak için bu özellikten faydalanırlar. Işık bir liften geçerken, tam dahili yansıma onu bir sinyal ya da bir görüntü taşıyamayacak kadar güçsüz kalana dek, lifin içine doğru milyonlarca kez sıçratabilir.

Cevap Yaz

Email adresiniz yayınlanmamaktadır.